ŞİLE ATEŞLİ MİLF GAMZE
Şile’de yağmur başladığında sokaklar hızla boşalırdı. Deniz koyulaşır, rüzgâr kayalıklara çarpıp sert bir uğultu bırakırdı. Nisan, bu seslere artık ya...
Devamını Oku →Şile’de yağmur başladığında sokaklar hızla boşalırdı. Deniz koyulaşır, rüzgâr kayalıklara çarpıp sert bir uğultu bırakırdı. Nisan, bu seslere artık ya...
Devamını Oku →Şile’de sabahlar çoğu zaman ağır başlardı. Güneş, denizin üzerinden isteksizce yükselir, dalgalar kıyıya yorgun vururdu. Merve, bu sabahları izlemeye...
Devamını Oku →Şile’de kışın kokusu başkadır. Islak toprak, yosun ve deniz aynı anda hissedilir. Leyla, bu kokuyu ilk aldığında buraya ait olabileceğini düşünmüştü....
Devamını Oku →Kartal’da sabahlar erken başlardı. Sahil yolundan geçen araçların sesi, denizin kokusuna karışırdı. Yüksek binaların arasında sıkışmış eski apartmanla...
Devamını Oku →Kartal’da geceler hiç tam olarak sessiz olmazdı. Sahil yolundan geçen araçların uğultusu, uzaktan gelen vapur düdükleri ve rüzgârın taşıdığı tuzlu kok...
Devamını Oku →Kartal’da sabahlar aceleyle başlardı. Sahil yolunda akan trafik, martı seslerini bastırır; binaların gölgeleri kaldırıma düşerdi. Yasemin, bu koşuştur...
Devamını Oku →Sultanbeyli sabahları erken uyanırdı. Minibüs duraklarında bekleyen insanlar, fırından yayılan ekmek kokusu ve dar sokaklardan yükselen ayak sesleri…...
Devamını Oku →Sultanbeyli’nin dar sokakları akşamüstleri daha ağır nefes alırdı. Gün boyu çalışan insanların yorgunluğu, apartman boşluklarında yankılanır, bakkal ö...
Devamını Oku →Sultanbeyli’de akşamlar erken kararırdı. Sokak lambaları yanmadan önce bile hava ağırlaşır, günün yorgunluğu insanların omuzlarına çökerdi. Merve, bu...
Devamını Oku →Sultanbeyli’nin sabahları gürültülü olurdu. Minibüslerin korna sesleri, dükkânların kepenkleri, işe yetişmeye çalışan insanların telaşı… Nazan, bu ses...
Devamını Oku →Sultanbeyli’nin yokuşlu sokakları yağmurdan sonra daha da daralırdı sanki. Kaldırımlarda biriken sular, günün ağırlığını yansıtır gibi ağır ağır akard...
Devamını Oku →Sultanbeyli’nin sabah sisi, binaların arasına sıkışıp uzun süre dağılmazdı. Sevda, bu sisi severdi; çünkü sis varken kimse kimseyi net göremezdi. Yirm...
Devamını Oku →