Kuzeyden esen sert rüzgârın Baltalimanı sahiline vurduğu soğuk bir kasım öğleden sonrasında Elif, Boğaz’a bakan küçük çatı katı dairesinde, kurşun kaplı masasının üzerine yerleştirdiği hassas sintilasyon dedektörünün ekrandaki radyasyon sayım grafiklerini inceliyordu. Doğu Anadolu’nun köklü bir kentinden İstanbul’a İstanbul Üniversitesi Nükleer Bilimler Enstitüsü ve Biyotıp Mühendisliği programını birincilikle kazanarak geldiğinde, tek arzusu kanser tedavisinde kullanılacak hedeflenmiş akıllı radyoizotoplar ve biyomedikal ışıma teknolojileri geliştirmekti.
Onun hayatını altüst eden kırılma noktası, özel bir medikal teknoloji holdinginin medikal radyoizotop üretim tesisinde yürüttüğü staj sırasında tanık olduğu ağır usulsüzlük oldu. Holdingin, özel hastanelere ve kanser merkezlerine tedarik ettiği radyoterapi cihazlarında kullanılan izotopların yarılanma ömrünü ve saflık oranlarını sahte raporlarla yüksek gösterdiğini, dozu düşürülmüş etkisiz ve kaçak radyoaktif maddelerle hastaların hayatını riske attığını tespit etti. Durumu Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu’na (TENMAK) bildirmeye hazırlandığında, holdingin yozlaşmış yöneticileri tarafından "radyoaktif veri çalmak" ve "tesise sabotaj düzenlemek" suçuyla iftiraya uğradı. Okuldan ihraç edildi, bursu kesildi ve tüm nükleer tıp ile biyomedikal sektöründe kara listeye alındı. İstanbul’daki ağır yaşam masrafları ve üzerine açılan davaların hukuki yükü karşısında sıkışıp kalan Elif, soğukkanlı bir kararla lüks escortluk dünyasına adım attı.
Elif bu dünyada kendisine "Izotop" adını verdi. Gündüzleri kendi kurduğu küçük kurşun zırhlı laboratuvarında gama spektroskopisi analizleri yapan yalnız bir bilim kadınıyken; geceleri özel hastane zinciri sahiplerine, medikal cihaz ithalatçılarına ve yabancı ilaç sermayedarlarına eşlik eden, keskin analitik zekası, nükleer fizik birikimi ve soğuk zarafetiyle hayranlık uyandıran bir kadına dönüştü. Kazandığı astronomik gelirle hem ağır ceza avukatını kiraladı hem de kendi bağımsız Geiger-Müller ve spektrometrik ölçüm cihazlarını satın aldı.
Hikayeye eklediğim en özgün detay ise Elif’in nükleer bilim bilgisini bir adli radyolojik izleme sistemine dönüştürmesiydi. Eşlik ettiği holding sahiplerinin ve medikal tüccarlarının aksesuarlarına veya evrak çantalarına fark ettirmeden sürdüğü, doğada bulunmayan çok düşük dozlu (zararsız ama tespiti kolay) kararlı izotop solüsyonu sayesinde; kaçak radyoaktif maddelerin depolandığı lisanssız depoları ve sahte etiketleme yapılan gizli Tesisleri taşınabilir izotop tarayıcısıyla nokta atışı tespit ediyordu. Geceleri "Izotop" adıyla edindiği bu radyolojik verileri ve dinlediği rüşvet pazarlıklarını, gündüzleri o medikal devini uluslararası sağlık ve nükleer denetim kurumları önünde mahkûm ettirecek sarsılmaz bir adli nükleer tıp dosyasına dönüştürdü.
Yine de atom altı parçacıkların kararlı dengesini ve ışıma matematiğini ararken, kendi ruhundaki duygusal yıkıma ve radyasyona engel olamıyordu. İnsanların kanser hastalarının son umutlarını bile kâr hırsına kurban etmesine her gece tanık olmak, onun insanlığa olan güvenini tamamen zincirleme bir reaksiyonla yok etmişti. Elif, o sahtekâr medikal holdingi yargı önünde diz çöktürüp adını temizleyeceği ve kendi yerli radyoizotop patentini tescilleyeceği günün inancıyla, İstanbul’un soğuk atomik gölgelerinde kendi çekirdeğini korumaya devam ediyordu.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.