Moda Sahili’nden esen dondurucu poyraz, Burcu Sokak’taki asırlık çınar ağaçlarının kurumuş yapraklarını savurup tarihi cumbalı konakların ahşap panjurlarında çatırdarken, Kadıköy’ün köklü liselerinden birinde son ders zili çaldı. On yedi yaşındaki Cansu, okul ceketinin üzerine giydiği deve tüyü kabanın düğmeni ilikleyip ağır sınav hazırlık kitaplarıyla dolu sırt çantasını düzeltti. Sınıf arkadaşlarının Moda Caddesi'ndeki kafelere gidip sıcak çikolata içme davetlerini tebessümle geri çeviren genç kız, adımlarını tarihi bir taş binada faaliyet gösteren uluslararası antika seyahatnameler ve topografik Osmanlı paftaları arşiv acentesine doğru hızlandırdı.
Cansu, beş ay önce babasının Kadıköy Kurbağalıdere ıslah projesinde çalışırken ekskavatör bomunun kopması sonucu ağır yaralanıp ameliyatlar geçirmesiyle ailenin tek dayanağı haline gelmişti. Yeldeğirmeni’ndeki rutubetli bodrum katının kirasını, babasının medikal bakım giderlerini ve kardeşinin okul masraflarını karşılamak için hafta içi her gün okul çıkışı bu acentede akşam sekreteri ve katalog tasnif görevlisi olarak çalışıyordu.
Acentenin içi; kurutulmuş ceylan derisi, asitsiz koruyucu kimyasallar ve dijital optik tarayıcıların ritmik vızıltısıyla doluydu. Cansu’nun görevi; Oxford ve Viyana arşivlerinden gelen XIX. yüzyıl seyahatnamelerine ait tahribat analiz raporlarını veri tabanına işlemek, gümrük ve koruma kurulu evraklarını tasnif etmek ve uluslararası kuryelerden teslim alınan nadide paftaların barkod tescilini yapmaktı. Yüksek tempolu bu işte şık ve kurumsal görünmek zorunda olduğundan topuklu ayakkabılar içinde ayakları sızlar, saatlerce ekrana bakmaktan gözleri kan çanağına dönerdi.
Buna rağmen Cansu’nun gözü yükseklerdeydi; hedefi Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü’nü birincilikle kazanıp arşiv uzmanı olmaktı. Sekreterlik masasının altındaki çekmecede YKS Eşit Ağırlık özet föyleri dururdu. Telefon hatlarını aktarırken veya kargo zimmetlerini onaylarken zihninden paragraf ve tarih soruları çözer, mesaisini bir eğitim kampına dönüştürürdü.
O akşam, Londra’daki British Library özel sergisine yetiştirilmesi gereken yetmiş parçalık "Sultan Abdülaziz Dönemi Doğu Anadolu Topografya Paftaları" dosyasının dijital akreditasyon onayları son ana kaldı. Başsekreter acil bir saha kontrolü için Üsküdar'a gidince tüm kontrol, kodlama ve arşiv yükleme işi Cansu’nun üzerine bindi. Gece saat onu geçtiğinde parmakları kâğıt kesiklerinden sızlasa da tüm dosyaları eksiksiz sisteme yüklemeyi başardı. Acentenin ağır ahşap kapısını kilitleyip soğuk Kadıköy gecesinde otobüs durağına yürürken, çantasındaki bitirilmiş test fasikülü ve alnının teriyle kazandığı yevmiyesiyle geleceğini kendi elleriyle inşa etmenin mağrur huzurunu taşıyordu.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.