Ekim sonunun dondurucu poyrazı Marmara Denizi’ni köpürterek Büyükada Lider İskelesi’nin ahşap kazıklarını döverken, adadaki tarihi lisenin son ders zili gürültüyle çaldı. On yedi yaşındaki Cansu, okul ceketinin üzerine giydiği lacivert kaşe montunun önünü ilikleyip ağır sırt çantasını omuzlarında düzeltti. Sınıf arkadaşlarının Saat Kulesi’nin yanındaki kafe ve fırınlarda oturup sıcak salep içme davetlerini tatlı bir tebessümle geri çevirerek, adımlarını meydanın üst tarafında, XIX. yüzyıldan kalma üç katlı ahşap bir köşkün giriş katında hizmet veren uluslararası ahşap sivil mimari ve restorasyon acentesine doğru hızlandırdı.
Cansu, altı ay önce babasını Büyükada Maden bölgesindeki tarihi bir köşkün çatı güçlendirme çalışmaları sırasında fırtınada devrilen ahşap iskelenin altında kalarak kaybetmesinden bu yana, böbrek yetmezliği çeken annesi ve ortaokula giden küçük erkek kardeşinin tek geçim kaynağı olmuştu. Nizam Mahallesi’nin dik ve nemli yokuşlarındaki kiralık müstakil evin masraflarını ödemek, annesinin haftalık diyaliz me ilaç masrafları ile kardeşinin okul giderlerini karşılayabilmek için hafta içi her gün ders bitiminde bu acentede akşam sekreteri ve ada taşınmaz arşiv tescil personeli olarak çalışıyordu.
Büro; çam reçinesi, ahşap emprenye yağları, antika ada haritası paftaları ve yüksek hızlı geniş format tarayıcıların ritmik vızıltısıyla kaplı son derece vakur, kurumsal ama yüksek tempolu bir mekândı. Cansu’nun görevi; Atina, Floransa ve Viyana merkezli mimari koruma enstitülerinden gelen Adalar dönemi köşk ve yalı strüktür analiz raporlarını sisteme işlemek, Kültür Varlıkları Koruma Kurulu kararlarını kodlarına göre klasörlemek, gelen kuryeleri karşılayarak ahşap lif esneklik ve nem ölçüm belgelerini teslimat defterine kaydetmekti. Saatlerce ekran karşısında ahşap yaş tayin kodlarını doğrulamaktan göz pınarları kurur, topuklu ayakkabılar içinde ayak tabanları sızlar ve dev rulo pafta klasörlerini ahşap merdivenle üst raflara taşımaktan kolları ile sırtı ağrırdı.
Cansu’nun en büyük arzusu ise Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Restorasyon Bölümü’nü kazanıp Prens Adaları’nın yok olmaya yüz tutmuş tarihi ahşap mirasını koruyan uzman bir mimar olmaktı. Sekreterlik masasının altındaki çekmeceye YKS Eşit Ağırlık özet kartlarını ve Matematik ders föylerini gizlice yerleştirmişti. Bir yandan dahili telefon hatlarını bağlayıp kurye zimmetlerini yaparken, göz ucuyla çekmecedeki geometri ve paragraf sorularını zihninden çözüyordu.
O akşam, Büyükada ve Heybeliada’daki sekiz tarihi köşkün restorasyon projesi için Floransa’daki Uluslararası Mimarî Miras Konseyi’ne gönderilecek yetmiş beş parçalık Acil Akreditasyon Dosyası’nın taranması, numaralandırılması ve e-imza portalına yüklenmesi son ana kaldı. Şirketin kıdemli operasyon sekreteri acil bir saha incelemesi için Maden Mahallesi’ne gidince, tüm tarama, kontrol, kodlama ve arşiv yükleme işi Cansu’nun omuzlarına bindi. Gece saat onu geçtiğinde elleri kâğıt kesiklerinden sızlamaktan hissizleşmiş, bacakları yorgunluktan titriyordu. Ahşap binanın ağır kapısını kilitleyip Büyükada İskelesi’ne doğru yürürken cebindeki günlük yevmiyesi ve çantasındaki bitirilmiş test fasikülüyle İstanbul’un dondurucu adasında kendi geleceğini inşa etmenin gururunu taşıyordu.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.