Gaziosmanpaşa Küçükköy Sanayi Bölgesi’nin devasa imalat hangarlarına, yüksek basınçlı pirinç döküm tezgahlarının tazyikli buhar sesine ve Avrupa Otoyolu bağlantısından geçen ağır nakliye tırlarının gürültüsüne kış akşamüstü çökerken, Sultangazi’deki bir meslek lisesinin çıkış zili gürültüyle yankılandı. On altı yaşındaki Nisa, okul ceketini çıkarıp çabucak sırt çantasına koydu ve kalın kaşkoluna sarındı. Sınıf arkadaşlarının otobüs duraklarına doğru yürürken akşam planları yapmasını tebessümle reddederek, adımlarını kesme yağı, pirinç tozu ve yüksek basınç gazı kokan sanayi alanından aşağıya çevirdi.
Nisa, pirinç enjeksiyon ve vana ustası olan babasının yüksek basınçlı test kazanında meydana gelen valf patlaması sonucu iki elinde ağır doku kaybı ve işitme engeli yaşaması üzerine sekiz ay önce ailenin tek geçim kaynağı haline gelmişti. Dört nüfuslu evin kirası ve babasının her ay tekrarlanan ameliyat ile fizik tedavi masrafları bu genç kızın omuzlarındaydı. Lise eğitimini aksatmadan akşamları hastanelerin ameliyathaneleri için yüksek hassasiyetli tıbbi gaz vanaları, oksiyet regülatörleri ve anestezi armatürleri üreten bu fabrikada çapak alma, mikronluk sızdırmazlık kontrolü ve steril ambalaj işçisi olarak çalışıyordu.
Atölye; devasa pirinç işleme merkezlerinin derinden gelen ritmik gümleme sesi, havalı çapak neşterlerinin tiz vızıltısı, kesme yağı dumanı ve ağır metal kokusuyla kaplı devasa bir yerdi. Görevi; iki yüz elli derece sıcaklıktaki döküm hattından çıkan medikal vana gövdelerinin kenarlarındaki çapakları pnömatik elmas neşterle temizlemek, dijital mikrometre ile diş derinliği ve sızdırmazlık toleransını doğrulamak ve hazır olan parçaları vakumlu steril ambalajlara koyup mühürlemekti. Saatlerce sıcak fırınların ve basınç test tezgahlarının karşısında durmaktan yüzü kızarır, neşter tutmaktan parmak boğumları titrer ve metal buharı genzini yakarak gözlerini sızlatırdı.
Nisa’nın tek hayali, Yıldız Teknik Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümü’nü kazanarak ameliyathaneler için sıfır hata ile çalışan hassas yaşam destek armatürleri ve tıbbi gaz sistemleri tasarlayan uzman bir araştırmacı olmaktı. Ambalaj tezgahının karşısındaki beton kolona Fizik ve Kimya özet kartlarını asmıştı. Bir yandan iki eliyle pirinç parçaların çapaklarını temizlerken, gözleriyle duvardaki akışkanlar dinamiği formülleri, katı cisim mekaniği ve analitik geometri denklemlerini takip eder, zihninden işlemleri yapmaya çalışırdı. Tezgahların çıkardığı ritmik gürültüyü zihnini odaklamak için bir tempoya dönüştürmüştü.
O gece, Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi ameliyathanesi için acilen sevk edilecek beş yüz adetlik hassas oksijen regülatörü setinin son kontrolü, çapak temizliği ve steril paketlenmesi bitirilmek zorundaydı. Atölye sorumlusu rahatsızlanıp erken ayrılınca tüm yük Nisa’ya kaldı. Saatlerce kimyasal duman ve metal tozunun ortasında parçaları tek tek kontrol etti, çapaklarını sıyırdı ve özel steril kasalara istifledi. Gece saat yarımı gösterdiğinde ambalajlama ancak bitti. Üstü başı metal tozu ve fabrika kokar halde binayı kilitledi. Küçükköy dolmuş duraklarına doğru yürürken esen soğuk poyraz yüzüne çarptı; ama Nisa, bu koca şehrin zorluklarına rağmen kendi kaderini çelik bir iradeyle şekillendirdiğini çok iyi biliordu.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.