Maltepe’de sabahlar, denizin üzerinden yükselen gri bir ışıkla başlardı. Güneş kendini hemen göstermez, sanki insanlara acele etmemeyi öğretirdi. Zehra, bu loş sabahları severdi. Çünkü gecenin ağırlığı henüz tamamen www.anadoluescortlari.com dağılmamış olurdu ve kimse kimseye fazla soru sormazdı. Yirmi iki yaşındaydı. Gençti ama hayata karşı çok erken yaşta yorulmuştu. Sahile uzak, eski binaların sıralandığı bir mahallede, eşyası az bir evde yaşıyordu. www.anadoluescortlari.com Zehra’nın Maltepe’ye gelişi bir umutla başlamamıştı. Daha çok tükenmişliğin sonucuydu. Daha önce kaldığı yerlerde tutunamamış, yaptığı işler yarım kalmıştı. Ailesiyle bağları yıllar önce kopmuştu; geri dönmek, sadece eski yaraları açmak demekti. Kendi ayakları üzerinde durmak istemişti ama hayat, ona bu isteğin bedelini ağır ödetmişti. Zamanla yaptığı seçimler, onu istemediği bir yaşamın içine çekmişti. Geceler Zehra için bir sınav gibiydi. Kendini güçlü göstermek zorundaydı; çünkü zayıflık, onun dünyasında pahalıya mal oluyordu. Eve döndüğünde ilk yaptığı şey kapıyı kilitlemek olurdu. Sonra montunu çıkarır, sessizce yere bırakırdı. Aynaya bakmaktan kaçınırdı. Çünkü aynalar, sadece bugünü değil, geçmişteki hayallerini de hatırlatıyordu. O hayallerin çoğu yarım kalmıştı. www.anadoluescortlari.com Gündüzleri daha sakindi. Bakkala gider, bazen sahile kadar yürürdü. Maltepe sahilinde oturup denizi izlemek, onun için bir tür terapiydi. Dalgaların kıyıya vurup geri çekilmesi, ona hayatın da böyle olduğunu düşündürürdü. Ne kadar uzaklaşmak istese de, insan bazen başladığı yere geri dönüyordu. Ama her dönüş, aynı kişi olarak olmuyordu.