Pendik’te sabahlar çoğu zaman aceleyle başlardı. Minibüslerin kornaları, sahile doğru yürüyen insanların adımları ve uzaktan gelen vapur sesi birbirine karışırdı. Melis, bu karmaşanın içinde kendine görünmez bir yer açmayı öğrenmişti. Yirmi üç yaşındaydı ama hayat onunla hiç gençmiş gibi konuşmamıştı. Kaynarca taraflarında, eski bir binanın dördüncü www.anadoluescortlari.com katında yaşıyordu. Asansörü olmayan bu bina, her gün ona çıkması gereken başka bir yokuşu hatırlatırdı. www.anadoluescortlari.com Melis’in Pendik’e gelişi plansızdı. Küçük bir şehirde başlayan hayatı, erken gelen sorumluluklarla daralmıştı. Evdeki huzursuzluk, sürekli ertelenen hayaller ve “sonra”lara bırakılan umutlar… İstanbul’a geldiğinde kimseye yük olmadan yaşayabileceğine inanmıştı. İlk zamanlar bir güzellik salonunda çalıştı. Saç kurutma makinelerinin sesi, müşterilerin küçük dertleri arasında kendi sıkıntılarını unutmaya çalışıyordu. Ama iş yerinin kapanmasıyla birlikte, hayatın ipleri elinden kaymaya başladı. www.anadoluescortlari.com İşsizlik Melis’i hazırlıksız yakaladı. Günlerce ilanlara baktı, CV gönderdi, kapılar çaldı. Aldığı cevaplar hep aynıydı: “Şu an uygun değil.” Biriken borçlar, ödenemeyen kira ve sürekli çalan telefonlar onu dar bir köşeye sıkıştırdı. O dönemde tanıştığı insanlar, ona kolay gibi görünen yollar gösterdi. Melis uzun süre direndi. Ama bazen insan, doğruyla yanlış arasında değil; açlıkla hayatta kalma arasında seçim yapmak zorunda kalıyordu.