Ümraniye’nin arka sokakları, akşam saatlerinde gündüzden daha kalabalık olurdu. Gündüz aceleyle yürüyen insanların yerini, gecenin içinde kaybolmuş yüzler alırdı. Elif, bu sokakları artık ezbere biliyordu. Hangi köşede ışık daha azdı, hangi durakta www.anadoluescortlari.com beklemek daha güvenliydi, hangi sokaktan hızlıca çıkmak gerekiyordu… Bunların hiçbiri hayal ettiği bir hayatın parçası değildi ama yaşamak için öğrenmek zorunda kalmıştı.
www.anadoluescortlari.com
Elif yirmi iki yaşındaydı. Ümraniye’ye ilk geldiğinde henüz on sekizindeydi. Elinde küçük bir valiz, cebinde birkaç telefon numarası ve içinde büyük bir korku vardı. Memleketinden kaçmıştı; kaçmak kelimesi belki ağırdı ama gerçeğe en yakın olan buydu. Ev dediği yer, onun için hiçbir zaman güvenli olmamıştı. İstanbul’a geldiğinde “Her şey daha iyi olacak” demişti kendine, ama şehir kimseyi kolay kolay kabul etmiyordu.
İlk aylar bir kuaförde çalıştı. Uzun saatler ayakta durdu, saç süpürdü, çay taşıdı. Ücreti azdı ama düzenliydi. Sonra iş yeri el değiştirdi, Elif çıkarılanlar arasında yer aldı. Yeni iş arayışı, onun için sadece kapı kapı dolaşmak değil, aynı zamanda www.anadoluescortlari.com sabrını da tüketmekti. Ümraniye’de iş çoktu ama güven azdı. Kirasını ödeyemediği aylar başladı. Borç, Elif’in yakasını sessizce bırakmamaya başladı.
www.anadoluescortlari.com
Hayatındaki dönüşüm ani olmadı. Kimse onu zorla itmedi, kimse bir anda her şeyi değiştirmedi. Ama çaresizlik, insanı yavaş yavaş köşeye sıkıştırıyordu. Elif, verdiği kararların ağırlığını her gece daha fazla hissediyordu. Aynaya baktığında gördüğü kişiyle konuşmamaya çalışıyordu. Kendini tanımak, bazen çok acıtıyordu.