Pendik’te geceler, gündüzden daha uzun hissedilirdi. Sahil yolundan geçen arabaların sesi, arada bir denizi bastırır; istasyon tarafında ise trenlerin metal yankısı duyulurdu. Bahar, bu seslerin arasında yaşamayı öğrenmişti. Yirmi beş yaşındaydı ama yüzünde, yaşından www.anadoluescortlari.com büyük bir yorgunluk vardı. Fevzi Çakmak Mahallesi’nde, eski bir binanın giriş katında tek başına kalıyordu. Evin penceresi yere yakındı; dışarıdan geçen ayaklar, onun hayatına hiç farkında olmadan eşlik ederdi. www.anadoluescortlari.com Bahar’ın Pendik’e gelişi bir umut yolculuğu değildi. Daha çok, geride bırakılan bir hayatın devam edemeyeceğinin kabulüydü. Küçük bir şehirde büyümüş, erken yaşta sorumluluk almak zorunda kalmıştı. Evde konuşulmayan sorunlar, üstü örtülen korkular vardı. İstanbul’a geldiğinde çalışıp ayakta durabileceğini düşünmüştü. İlk zamanlar bir pastanede işe girdi, sabahın erken saatlerinden akşama kadar ayakta kaldı. Yoruluyordu ama emeğinin karşılığını aldığını sanıyordu. www.anadoluescortlari.com Sonra işler değişti. Pastane kapandı, maaşlar ödenmedi. Bahar işsiz kaldığında cebinde çok az para vardı. Günlerce iş aradı; çağrı merkezleri, temizlik işleri, depolar… Her “haber veririz” cevabı biraz daha umutsuzluk demekti. Ev sahibinin kapıyı çalması, Bahar’ı köşeye sıkıştıran son hamle oldu. Hayatının yönü, o günlerde sessizce ama derinden değişti.