Tuzla’da akşamüstleri denizle gökyüzü aynı renge bürünürdü. Griyle mavi arasında kalan bu belirsiz ton, Derya’nın ruh hâline çok benzerdi. Yirmi altı yaşındaydı ama yıllar ona hiç nazik davranmamıştı. Limana yakın, eski bir sitede kiraladığı küçük dairede yaşıyordu. Penceresinden görünen manzara ne deniz kadar ferah ne de sokak kadar canlıydı; arada kalmış bir boşluktu.
www.anadoluescortlari.com
Derya’nın hikâyesi, erken yaşta alınan yanlış kararlarla başlamamıştı. Aksine, çok doğru olmaya çalışırken tükenmişti. Ailesine destek olmak için okulu bırakmış, şehir şehir dolaşıp iş aramıştı. İstanbul’a geldiğinde, “çalışkan olursam her şey düzelir” diye düşünüyordu. Tuzla’da bir lojistik firmasında işe girmişti. Uzun vardiyalar, ağır yükler ve sürekli ertelenen maaşlar… Yine de sabretmişti. Ta ki bir gün, hiçbir açıklama yapılmadan işine son verilene kadar.
www.anadoluescortlari.com
İşsizlik Derya’yı hazırlıksız yakaladı. Birikimi yoktu, borçları vardı. Ev sahibinin kapıyı çalması, telefon faturalarının kabarması, markette fiyat etiketlerine uzun www.anadoluescortlari.com uzun bakması… Her şey üst üste gelmişti. O dönemde tanıştığı insanlar, ona “kolay çözümler” sundu. Derya başta direndi. Ama bazen insan, aç kalmamakla onur arasında kalınca, düşünmekten çok hayatta kalmayı seçiyordu.