Anadolu’nun sakin bir kasabasından büyük akademik hedefler ve tıp mesleğinin kutsiyetiyle İstanbul’a gelmek, kâğıt üzerinde insan hayatına dokunmanın ve parlak bir geleceğin kapılarını aralamak gibi görünse de yalnız başına bu kente gelen gençler için kısa sürede sert bir yaşam mücadelesine dönüşür. Hikayemizin başrolünde yer alan İrem, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi son sınıf (intörn) öğrencisidir. İrem’in hikayesi; kontrolden çıkan kira bedelleri, pahalı tıp literatürü masrafları, TUS hazırlık seti ve tıp stetoskopi/ekipman giderleri ile devasa kentin getirdiği sosyal yalıtım karşısında tek başına direnen genç bir kadının akademik ve bireysel varoluş mücadelesini temsil eder.
Section B. İki Zıt Evrenin Gerilimi: Cerrahpaşa Amfilerinden Bodrum Katının Loşluğuna
İrem’in günlük yaşamı iki zıt kutup arasında mekik dokumakla geçer. Gündüzleri Cerrahpaşa Kampüsü’nün acil servis nöbetlerinde, poliklinik koridorlarında ve ameliyathanelerinde iç hastalıkları, genel cerrahi ve pediatri klinik rotasyonlarında ter döküp hocaları, kıdemli asistanları ve hastalar karşısında son derece disiplinli, soğukkanlı ve derslerine tam odaklı bir profil çizen İrem; akşam çöktüğünde Kocamustafapaşa’nın dik ve loş sokaklarına saparak gün ışığı almayan, küçük bir bodrum katı dairesine çekilir.
Anadolu'da kıt kanaat geçinen emekli bir sağlık memurunun kızı olarak ailesine yük olmak istemeyen İrem; yüksek ders kitabı ve sınav hazırlık masraflarını, nöbet medikal önlük giderlerini ve fırlayan ev kirasını karşılayabilmek adına geceleri serbest zamanlı (freelance) medikal çevirmenlik, tıp makale editörlüğü ve medikal literatür özetleyiciliği yapmaktadır. Şehrin temposu, 36 saati bulan hastane nöbetlerinin getirdiği fiziki ve zihinsel uykusuzluk, insan hayatının sorumluluğunu taşıma stresi ve bitmek bilmeyen finansal kaygılar, İrem’in omuzlarında erken yaşta taşınması zor bir olgunluk ve yıpranmışlık biriktirmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.