Beykoz’un sabahları yavaş başlardı. Ormanın içinden gelen nemli toprak kokusu, denizden yükselen tuzla karışırdı. Bu sessizlik, çoğu insan için kaçış anlamına gelirdi ama Nisa için saklanmak demekti. Yirmi bir yaşındaydı; gençti ama www.anadoluescortlari.com hayat ona gençliğin aceleyle geçmesi gerektiğini öğretmişti. www.anadoluescortlari.com Nisa, Beykoz’un eski mahallelerinden birinde, iki katlı ahşap bir evin arka odasında kalıyordu. Ev yaşlıydı, duvarları eğri büğrüydü. Penceresinden görünen tek şey, yosun tutmuş bir bahçe duvarıydı. Ama bu dar alan, onun dünyasıydı. Geceleri eve döndüğünde kapıyı kilitler, sırtını kapıya yaslayıp derin bir nefes alırdı. O nefes, hâlâ ayakta olduğunun kanıtıydı. www.anadoluescortlari.com Nisa’nın Beykoz’a gelişi planlı değildi. İstanbul’a bir iş umuduyla gelmişti. Garsonluk yapmış, gündelik işlerde çalışmıştı. Annesiyle arasındaki sorunlar, babasının yokluğu ve parasızlık onu sürekli köşeye sıkıştırmıştı. “Bir süre idare ederim” diyerek attığı adımlar, zamanla geri dönmesi zor bir yola dönüşmüştü. Yaptığı işi kabullenmekte zorlanıyor, ama başka bir seçenek göremiyordu. Beykoz’un sessizliği, onun için iki anlam taşırdı. Gündüzleri saklanmak için iyiydi; kimse kim olduğunu sormazdı. Ama geceleri bu sessizlik ağırlaşır, içindeki düşünceler daha yüksek sesle konuşurdu. İnsanların bakışlarından çok, kendi yargıları yoruyordu onu. Aynaya baktığında bazen gözlerini kaçırır, bazen de uzun uzun kendine bakardı. “Hâlâ buradayım” demek, kendine verdiği tek sözdü. Nisa’nın en sevdiği zamanlar sabaha karşıydı. Gecenin bittiği ama günün henüz başlamadığı o aralık… Beykoz sahiline iner, banklardan birine otururdu. Balıkçı teknelerinin motor seslerini dinler, martıları izlerdi. Çantasından küçük bir not defteri çıkarırdı. Deftere ne yaşadığını değil, ne hissettiğini yazardı. Kelimeler kısa, cümleler yarımdı. Ama o defter, onun kimseyle paylaşamadığı bir parçasıydı. Bir sabah, sahilde yürürken küçük bir çiçek tezgâhı gördü. Yaşlı bir adam, elindeki çiçekleri tek tek düzeltiyordu. Nisa bir demet papatya aldı. Eve götürdü, bardağa koydu. Odaya giren o küçük renk, ona tuhaf bir güç verdi. Hayatının tamamen karanlık olmadığını hatırlattı. www.anadoluescortlari.com Beykoz aynıydı. Ağaçlar yerinde, deniz sabit, sokaklar sessizdi. Ama Nisa’nın içinde bir farkındalık oluşuyordu. Büyük kararlar almıyordu. Kaçmıyordu. Sadece tamamen yok olmamaya karar vermişti. Bu, onun için yeterince büyük bir adımdı.