Kasım ayının yağmurlu ve soğuk bir salı gününde, Haliç’ten esen nemli poyraz Balat’ın rengârenk tarihi ahşap evlerinin arasından geçip Merdivenli Yokuş’un kaygan taş basamaklarında ıslık çalarken; Hazal kucağındaki ağır döküm çini presini, pişirilmiş ham seramik plakalarını ve özel sır kavanozlarını düşürmemek için Çorbalı Sokak’a doğru güçlükle tırmanıyordu. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Seramik ve Cam Tasarımı Bölümü son sınıf öğrencisi olan Hazal, İznik’in asırlık çini fırınlarının arasında büyüdükten sonra İstanbul’a, klasik İznik çini zanaatını modern rölyef teknikleriyle harmanlayarak taşınabilir duvar panoları üretme sevdasıyla gelmişti. Balat’ın arka sokaklarında, rutubetli ve pencerelerinden soğuk hava giren tek odalı bir bodrum katında yaşıyor; akşamları sahil kenarındaki tarihi bir çay bahçesinde bulaşık yıkayıp garsonluk yaparak hem ev kirasını çıkarıyor hem de kobalt mavisi sır boyaları, kuvars tozu ve fırın malzemeleri için para biriktiriyordu.
O gün, hayatının en önemli akademik dönüm noktası sayılan uluslararası bir çini restorasyonu yarışİstanbul’un kalabalığı, her köşesinde bambaşka bir hayata ve mücadeleye ev sahipliği yapar. Şehrin tezatları arasında yolunu bulmaya çalışan bir genç kızın hikayesi:
Siren sesleri ve Martı çığlıkları birbirine karışırken, Zeynep Kadıköy Rıhtım’da son kalkan vapurun arkasından bakakaldı. Cebinde sadece bir otobüs biletlik bozuk para ve sırtında ağırlaşan eski çantası vardı. Anadolu Yakası'nın bu koşturmacalı durağında, akşamın alacakaranlığında herkes bir yere yetişme derdindeyken o nereye gideceğini bilemiyordu.
Birkaç hafta önce memleketten üniversite hayaliyle gelmişti İstanbul’a. Ancak kalacağı yurt son anda iptal olmuş, sığınabileceği akrabası ise onu yarı yolda bırakmıştı. Rıhtımdaki simitçinin fırınından yükselen sıcak koku karnını acıktırıyor, ama o parasını en azından bu geceyi geçirebileceği güvenli bir kafe bulabilmek için saklamak zorundaydı.
Yağmur çiselemeye başladığında, Haydarpaşa Garı'nın kasvetli ve tarihi siluetine doğru yürümeye karar verdi. Rüzgar Boğaz'dan sert sert eserken, bankta oturan bir teyze Zeynep'in çaresiz duruşunu fark etti.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.