Deniz, Rumeli Hisarı’nın Boğaz’a nazır dik taş merdivenlerinden yukarı tırmanırken sırtındaki ağır gitar kılıfını daha sıkı kavradı. İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nü bitirdikten sonra İstanbul’un sokak müzisyenliği kültürünü belgelemek ve kendi bestelerini bağımsız bir albümde toplamak için yola çıkmıştı. Ancak albümün prodüksiyonu için anlaştığı bağımsız stüdyo sahibi, kayıt ücretini ve tüm beste haklarını devraldıktan sonra stüdyo ekipmanlarını satıp bir gecede şehri terk etmişti. Deniz hem aylarca biriktirdiği parasını kaybetmiş hem de telif haklarını kanıtlayamayacağı bir hukuki karmaşanın ortasında kalmıştı.
Eylül ayının sonundaki o keskin Boğaz poyrazı Hisar’ın burçlarında uğuldarken, cebinde kalan son parayı Aşiyan tarafına gelmek için harcadığı otobüs kartında tüketmişti. Baltalimanı’nda kiraladığı küçük oda için ev sahibi sabah kirayı ödemezse kapıyı kilitleyeceğini söylemişti. Hisar’ın hemen yanındaki taş teraslardan birine oturdu. Aşağıda Boğaz’ın karanlık suları simsiyah bir dev gibi duruyordu. Şehrin bu en büyüleyici noktasında kendini büsbütün kimsesiz hissediyordu.
Kapağı çizilmiş gitar kılıfını açtı, rüzgârın sesine karışan hüzünlü bir melodi çalmaya ve yaşadığı ihaneti satırlara dökerek yeni bir beste mırıldanmaya başladı. Parmakları soğuktan titriyordu ama sesi pürüzsüzdü. O sırada Hisar’ın restorasyon çalışmaları için geç saatte şantiyeden çıkan kıdemli bir ses mühendisi, taş duvarda yankılanan bu akustik melodiyi duydu. Deniz’in yanına oturup bestesindeki özgünlüğü fark eden adam, ona Kadıköy’deki kolektif bir stüdyoda ses kayıt asistanlığı ve beste danışmanlığı teklif etti. Deniz, Boğaz’ın rüzgârında İstanbul’un ona kapanan bir kapının ardından yeni bir yol açtığını hissetti.
Tarlabaşı Bulvarı’nda Gece Yarısı ve Kayıp Sözlü Tarih Notları
Gözde için İstanbul, Tarlabaşı’nın yüksek tavanlı ama bakımsız binalarının arasında yankılanan sirayet etmiş bir yalnızlıktan ibaretti. Tarih ve Antropoloji alanında yüksek lisans yaparken Tarihi Yarımada ile Tarlabaşı çevresindeki eski zanaatkârların sözlü tarihini kayıt altına alan bir araştırma yürütüyordu. Ancak projeyi fonlayan vakıf, yönetim kurulundaki anlaşmazlıklar nedeniyle tüm bütçeyi dondurdu. Gözde, aylardır sahada yaptığı ses kayıtlarının, matbaa aşamasındaki taslakların ve saha giderlerinin borcuyla tek başına kaldı.
Gecenin saat üçünde, Tarlabaşı Bulvarı’nın kenarındaki taş kaldırımda, kapanmış bir dükkânın kepenk dibine sığınmıştı. Islak asfalt, caddeden hızla geçen arabaların sarı far ışıklarını yansıtıyordu. Kasımpaşa’da kaldığı pansiyonun günlük ücretini veremediği için eşyalarını sırt çantasına sığdırıp çıkmak zorunda kalmıştı. Çantasında ses kayıt cihazı, saha notlarının bulunduğu ciltli defterler ve cebinde sadece ertesi günün simit parası vardı.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.