Şehir Rehberi

Soğuk Surların Dibindeki İnce Sır

Serap, cam minyatürü ve vitray restorasyonu üzerine uzmanlaşmış, Osmanlı ve Bizans dönemi renkli cam kalıntılarını mikro fırınlarda eriterek aslına uygun formlara dönüştüren yirmi üç yaşında bir zanaatkardı. Haliç’in tarihi dokusuna ve ışık yansımalarına yakın olabilmek için Balat’ta, Leblebiciler Sokak’a kıvrılan dik ve dar sokaklardan birinde, kentsel dönüşüm bekleyen dökülen üç katlı bir ahşap binanın zemin.

Serap, cam minyatürü ve vitray restorasyonu üzerine uzmanlaşmış, Osmanlı ve Bizans dönemi renkli cam kalıntılarını mikro fırınlarda eriterek aslına uygun formlara dönüştüren yirmi üç yaşında bir zanaatkardı. Haliç’in tarihi dokusuna ve ışık yansımalarına yakın olabilmek için Balat’ta, Leblebiciler Sokak’a kıvrılan dik ve dar sokaklardan birinde, kentsel dönüşüm bekleyen dökülen üç katlı bir ahşap binanın zemin katını kiraladı.

Serap’ın zorluğu; yüksek sıcaklıklı portatif cam fırınlarının harcadığı elektrik maliyeti, ithal renkli cam çubukların fahiş fiyatları ve Balat’ın eski binalarından sızan rutubetti. Gündüzleri Haliç kıyısındaki antika dükkânlarında parça başı mobilya zımparalıyor ve ağır ahşap eşyaları taşıyor, akşamları ise zemin kattaki sarı masa lambasının altında büyüteçle mikroskobik cam parçalarını birleştiriyordu. Gün ışığının sadece birkaç saat uğradığı odasında, kışın taş duvarlardan sızan soğuk nem ellerini uyuşturuyor, hassas cam çubukları pürmüz ateşiyle eritirken parmaklarının titremesine neden oluyordu.

En büyük kriz, özel bir koleksiyoncu için restore ettiği 17. yüzyıl stilini taşıyan 8 parçalık renkli cam kandil serisinin son fırınlama gecesinde yaşandı. Haliç üzerinden gelen şiddetli bir karayel fırtınası sırasında sokaktaki eski elektrik trafosu patladı. Camların kademeli soğuma aşamasında fırının ısısı aniden düştü; bu durum camların termal şok geçirip çatlamasına yol açacaktı.

Serap, duman kokan odasında kararlı bir refleksle öne atıldı. Elektriklerin gelmeyeceğini anlayınca portatif bütan gazlı pürmüzünü yaktı. Dondurucu fırtınanın ahşap pencereleri zangır zangır titrettiği gecede, elleri soğuktan morarmış halde fırının etrafında ısı kalkanı oluşturarak dereceyi elle dengede tuttu. Sabaha kadar mum ışığında fırının başında nöbet tuttu. Ertesi gün fırını açtığında kandil parçaları tek bir çatlak bile almadan ışıldıyordu. İstanbul’un ani karartıları onun camdan hayallerini söndürmeyi başaramamıştı.

Dış referanslar

Kaynaklar

Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.

  1. anadoluescortlari.comanadoluescortlari.com