Ataşehir akşamüstleri başka bir yüzünü gösterirdi. Plazalardan çıkan insanlar günün yorgunluğunu omuzlarında taşır, kafeler www.anadoluescortlari.com dolup taşardı. Işıklar yanarken şehir canlanırdı ama bu canlılık herkes için umut anlamına gelmezdi. Sevda, o ışıkların arasında kendi gölgesiyle yürüyenlerden biriydi.
www.anadoluescortlari.com
Sevda yirmi altı yaşındaydı. Ataşehir’de eski bir binanın en üst katında, çatısı akıtan küçük bir dairede yaşıyordu. Yaşadığı yer, semtin parlak yüzüyle taban tabana zıttı. Yağmur yağdığında kovaları sıraya dizer, rüzgâr estiğinde pencereleri bantlardı. Bu ev onun sığınağıydı ama aynı zamanda yalnızlığının da tanığıydı.
İstanbul’a geldiğinde her şeyin farklı olacağını düşünmüştü. Gençti, çalışkandı, hayalleri vardı. Ancak işler beklediği gibi gitmedi. Önce bir mağazada çalıştı, sonra bir ofiste. Maaşlar yetmedi, borçlar birikti. Hayat onu köşeye sıkıştırdığında verdiği karar, Sevda’nın kendiyle en çok kavga ettiği karardı. Yaptığı iş, ona para kazandırıyordu ama ruhundan yavaş yavaş bir şeyler alıp götürüyordu.
www.anadoluescortlari.com
Ataşehir’in lüks sitelerine her gidişinde kendini ikiye bölünmüş hissederdi. Bir yanı güçlü görünmeye çalışır, diğer yanı yorulmuştu. İnsanların ona baktığında gördüğü şeyle, aslında kim olduğu arasındaki mesafe her geçen gün büyüyordu. En çok da geceleri zorlanıyordu. Eve döndüğünde makyajını silerken aynada kendine bakar, “Bu kadar mı?” diye sorardı. Cevap çoğu zaman sessizlik olurdu.
www.anadoluescortlari.com
Gündüzleri sokakta yürürken, normal bir hayatın provasını yapar gibi hissederdi. Marketten ekmek almak, otobüse binmek, sıraya girmek… Bunlar ona sıradan ama değerli gelirdi. Ataşehir’in parklarından birinde oturup çocukları izlerdi bazen. O anlarda içi sızlardı ama aynı zamanda hayata hâlâ bağlı olduğunu hissederdi.