Pendik’te yağmur yağdığı günlerde sokaklar daha sessiz olurdu. Islak kaldırımlar, denizden gelen ağır havayla birleşir, insanın içine çöken bir yalnızlık bırakırdı. Leyla, bu sessizliğin içinde yürümeyi öğrenmişti. Yirmi altı yaşındaydı ama yaşadıkları, onu olduğundan çok daha olgun göstermişti. Pendik Çarşı’ya uzak, eski bir apartmanın arka cephesinde kalan küçük bir dairede yaşıyordu. Evin penceresi güneşi az alırdı; ama Leyla için karanlık, artık tanıdık bir misafirdi.
www.anadoluescortlari.com
Leyla’nın İstanbul’a gelişi bir kaçıştı. Doğduğu şehirde, hayat ona sürekli dar gelen bir elbise gibiydi. Ailesinin beklentileri, sessiz kalması gereken konular ve erken yaşta üstüne yüklenen sorumluluklar… Bir gün çantasını topladı ve gitti. Büyük hayallerle değil; sadece nefes alabilmek için. Pendik’i seçmesi tesadüf değildi. Kalabalık ama kimsenin kimseyle ilgilenmediği bir yerdi. Bu görünmezlik, ona başta güven verdi.
www.anadoluescortlari.com
İlk zamanlar bir otelde kat görevlisi olarak çalıştı. Gün boyu oda temizler, akşam eve yorgun dönerdi. Yoruluyordu ama düzenli bir hayatı vardı. Sonra otel el değiştirdi, personel azaltıldı ve Leyla işsiz kaldı. Birikimi yoktu. Günler geçtikçe www.anadoluescortlari.com faturalar birikti, ev sahibinin sabrı azaldı. İş aradı, kapılar çaldı ama her seferinde geri çevrildi. Umut, sessizce geri çekilmeye başlamıştı.