Şile’de gün doğumu denizden ağır ağır yükselirdi. Dalgalar sabaha karşı daha sessiz olur, kasaba sanki nefesini tutardı. Zeynep, bu saatlerde uyanık olurdu. Geceyi geride bırakmış, sabaha alışmaya çalışan bir bedeni ve zihni vardı. Yirmi altı yaşındaydı ama yüzündeki çizgiler, yaşından çok daha fazlasını anlatıyordu. www.anadoluescortlari.com Zeynep, Şile’ye ilk geldiğinde burayı bir sığınak gibi görmüştü. Kalabalıktan uzak, doğayla iç içe, daha az soru soran bir yer… Küçük bir pansiyonda kalmaya başlamış, yaz sezonunda çalışırım diye düşünmüştü. Ama planlar her zaman kağıt üstünde www.anadoluescortlari.com kolaydı. İş bulmak zor, para tutmak daha da zordu. Günler geçtikçe umudu inceldi, dayanma gücü azaldı. Hayatı boyunca “güçlü ol” denmişti ona. Kimse nasıl güçlü olunacağını anlatmamıştı. Genç yaşta evden ayrılmış, kendi ayakları üzerinde durmaya çalışmıştı. Okul yarım kalmış, hayaller ertelenmişti. Şile’de bir kafede çalıştı, sonra bir markette. Sezon bitince her şey bitti. Borçlar birikti, pansiyon sahibi kapıyı çalmaya başladı. www.anadoluescortlari.com Bir gece, uzun bir yürüyüşten sonra sahile indi. Deniz karanlıktı, rüzgâr sertti. O an verdiği karar, cesur bir tercih değildi; sadece tükenmişliğin sonucuydu. Kendine “geçici” dedi, “sadece bu dönemi atlatana kadar.” Ama bazı yollar, insanı sandığından daha uzun süre tutardı.