Maltepe’nin sabahları, çoğu insan için telaşla başlardı; işe yetişenler, servise koşanlar, kahvaltısını ayakta yapanlar… Aylin içinse sabahlar, gecenin izlerini silmeye çalıştığı zamanlardı. Yirmi dört yaşındaydı ama aynaya baktığında gördüğü yüz, yaşından çok daha yorgundu. Küçük bir bodrum katında yaşıyordu. Pencerenin yarısı toprağa www.anadoluescortlari.com gömülüydü; dışarıdan geçenlerin ayaklarını görürdü sadece. Yine de bu ev, onun için sığınaktı. Aylin Maltepe’ye bilinçli bir planla gelmemişti. Öncesinde yaşadığı semtte her şey üst üste gelmiş, borçlar artmış, tutunduğu son iş de elinden gitmişti. Ailesiyle yıllardır konuşmuyordu. Aramak istese bile ne diyeceğini bilmiyordu. “İyiyim” demek yalandı, “kötüyüm” demek ise geri dönmek anlamına gelirdi. O da susmayı seçmişti. www.anadoluescortlari.com Hayatını sürdürmek için verdiği kararlar, onun kendiyle çatışmasına neden oluyordu. Geceleri güçlü, kontrollü, mesafeli olmak zorundaydı. Hissetmemeyi öğrenmişti. Her şey bittiğinde eve döner, ayakkabılarını kapının önünde çıkarır, ışığı yakmadan bir süre karanlıkta otururdu. O anlar, günün en zor anlarıydı. Çünkü sessizlikte bastırdığı düşünceler su yüzüne çıkardı. Gündüzleri Aylin başka birine dönüşürdü. Saçını toplar, sade giyinir, Maltepe çarşısında dolaşırdı. Kimse onun hikâyesini bilmezdi. Manavdan alışveriş yapar, bazen sahile kadar yürürdü. Deniz ona her zaman tuhaf bir huzur verirdi. Dalgaların kararlılığına imrenirdi; ne olursa olsun kıyıya ulaşmayı başarıyorlardı. Aylin ise çoğu zaman kendi yolunu kaybetmiş gibi hissediyordu. Bir gün sahilde, bankta ağlayan yaşlı bir kadının yanına oturdu. Kadın eşini kaybettiğini anlattı. Aylin sadece dinledi. O an, kendi acısının dünyadaki tek acı olmadığını fark etti. Bu düşünce onu hem rahatlattı hem de sarstı. Eve dönerken uzun zamandır ilk kez kalbinin hafiflediğini hissetti. www.anadoluescortlari.com Birkaç gün sonra Maltepe’de bir temizlik şirketinde yarı zamanlı iş ilanı gördü. Ücreti düşüktü ama düzenliydi. Başvurdu, kabul edildi. İş ağırdı ama gündüzlerini dolduruyordu. Bir yerde işe yaramak, Aylin’in unuttuğu bir duyguydu. Akşamları yorgunluktan düşünmeye hâli kalmıyordu ve bu, ona iyi geliyordu.