Sultanbeyli’nin sabahları gürültülü olurdu. Minibüslerin korna sesleri, dükkânların kepenkleri, işe yetişmeye çalışan insanların telaşı… Nazan, bu seslerin arasında uyanırdı her gün. Yirmi beş yaşındaydı ama aynaya baktığında gördüğü yüz, ona daha uzun bir hayat yaşamış gibi gelirdi. Gözlerinin altında uykusuzluğun değil, yılların izleri vardı. www.anadoluescortlari.com Nazan İstanbul’a ilk geldiğinde her şey daha basitti. Bir akrabasının yanına sığınmış, “bir süre idare ederim” diye düşünmüştü. Sultanbeyli’de küçük bir kuaförde çalışmaya başlamıştı. Saç keserken, aynaya bakarken, başka kadınların hayatlarına dokunurken kendini güçlü hissederdi. Kendi ayakları üzerinde durabildiğini sanmıştı. Ama işler bir anda tersine döndü. Kuaför kapandı, kalacak yer sorunu çıktı, ardından borçlar… Ailesiyle olan bağları yıllar önce kopmuştu. Evden ayrılırken geride anlayış değil, kırgınlık bırakmıştı. Zor günlerinde www.anadoluescortlari.com arayabileceği kimse yoktu. Yanında olduğunu söyleyen insanlar, en çok ihtiyacı olduğunda ortadan kayboldu. Nazan, hayatın onu yavaş yavaş köşeye sıkıştırdığını fark ettiğinde artık çok geçti. www.anadoluescortlari.com Aldığı kararlar, hayal ettiği bir hayatın parçası değildi. Kimse küçükken büyüyünce bu yolu seçeceğini düşünmezdi. Nazan da düşünmemişti. Ama bazen hayat, insanı seçmediği yerlere sürüklüyordu. Sultanbeyli gibi herkesin birbirine yakın yaşadığı bir yerde bu hayatı sürdürmek, iki kat zor geliyordu ona. Gündüzleri başka biri olur, geceleri görünmez olmaya çalışırdı.