Ataşehir akşamları ikiye ayrılırdı. Gündüzleri düzenli, temiz ve kontrollüydü; geceleri ise daha sessiz ama daha ağırdı. Zeynep, bu semtin gece yüzünü en iyi www.anadoluescortlari.com tanıyanlardan biriydi. Gündüz insanların aceleyle geçtiği sokaklarda, geceleri kendi yüküyle yürürdü. Zeynep yirmi beş yaşındaydı. İstanbul’a gelişinin üzerinden beş yıl geçmişti ama hâlâ kendini bu şehre ait hissedemiyordu. Ailesiyle bağları küçük yaşta kopmuştu. Evden kaçmamıştı; sadece kalacak bir yer kalmamıştı. Ataşehir’e gelişi tamamen tesadüftü. Ucuz bir oda bulmuş, “şimdilik” demişti. O “şimdilik” yıllara dönüşmüştü. İlk zamanlar markette çalıştı, sonra bir restoranda mutfağa girdi. Uzun saatler, düşük maaş ve bitmeyen yorgunluk… Bir süre sonra bedeninin de ruhunun da bu tempoya dayanmadığını fark etti. İşten çıkarıldığında, cebinde kalan www.anadoluescortlari.com son parayla günleri saymaya başladı. Ataşehir gibi pahalı bir semtte, zaman bile lüks sayılırdı. Zeynep’in bu hayata sürüklenmesi ani olmadı. Bir kapı kapanırken diğeri açılmadı sadece. Her seferinde biraz daha geri düştü. Kendine kızdı, utandı, sustu. Geceleri Ataşehir’in arka sokaklarında yürürken, lüks sitelerin önünde duran güvenlik görevlilerine bakar, “aynı şehirdeyiz ama aynı hayatta değiliz” diye düşünürdü. www.anadoluescortlari.com İnsanlar Zeynep’i çoğu zaman görmezden gelirdi. Görenler ise onu bir insan değil, bir an olarak algılardı. Kimse onun sabahları baş ağrısıyla uyandığını, bazen günlerce doğru düzgün yemek yiyemediğini, geceleri korkuyla eve döndüğünü bilmezdi. Bilmek istemezlerdi.