Kadıköy rıhtımı hiçbir zaman tamamen sessiz olmazdı. Vapur düdükleri, sokak müzisyenlerinin yarım kalan melodileri, geceye karışan kahkahalar… Aylin bu seslerin hepsini tanırdı. Yirmi dört yaşındaydı ve kalabalığın içinde en çok yalnız kalanlardan biriydi. İnsanların birbirine karıştığı bu semtte, o çoğu zaman görünmez olmayı öğrenmişti.
Aylin İstanbul’a ilk geldiğinde Kadıköy’ü özgürlükle özdeşleştirmişti. Renkli sokaklar, kimsenin kimseye karışmadığı hissi, sabaha kadar açık kafeler… Başlangıçta bir barda garsonluk yapmış, paylaşımlı bir evde kalmıştı. Hayat zor ama katlanılabilirdi. Kendi ayakları üzerinde durduğunu düşünmek ona güç veriyordu.
Sonra her şey yavaş yavaş çözülmeye başladı. Bar kapandı, ev arkadaşları dağıldı, kira tek başına taşınamaz hale geldi. Aylin iş aradı, denedi, bekledi. Günler haftalara dönüştükçe çaresizlik de büyüdü. En sonunda kendini hiç hayal etmediği bir hayatın içinde buldu. Bu bir istek değildi; sıkışmışlığın içinden çıkan zor bir yoldu. Aylin bunu kendine bile kabullenmekte zorlanıyordu.
www.anadoluescortlari.com
Kadıköy geceleri ona iki farklı yüz gösterirdi. Bir yanda eğlenen, gülen insanlar; diğer yanda hızla geçip giden bakışlar… Kimisi onu görmezden gelir, kimisi sadece yaptığı şeyle tanımlardı. Oysa Aylin eskiden çizim yapmayı severdi. Defterlerinde yarım kalmış eskizler vardı; sokaklar, yüzler, pencereler… Şimdi o defterler çekmecenin en altında duruyordu.