Pendik’te tren raylarına yakın mahalleler, günün her saatinde titreşirdi. Sabah işe gidenlerin ayak sesleri, öğlen geçen yük trenleri, geceyse www.anadoluescortlari.com hiç bitmeyen uğultu… Aslı bu seslerle yaşamaya alışmıştı. Raylara bakan küçük evinin penceresini her açtığında, metalin sürtünme sesiyle birlikte içinden geçenleri de bastırmaya çalışırdı. Aslı yirmi dört yaşındaydı. İnsanlar onun yaşında üniversite anılarını anlatır, gelecek planları yapardı. Aslı ise günü atlatmanın planını yapıyordu. Pendik’e geldiğinde hayatın bu kadar ağırlaşacağını bilmiyordu. Başta bir temizlik şirketinde çalışmış, ardından kısa süreli işlere girip çıkmıştı. Ama hiçbir iş uzun sürmemişti. Kira artmış, borçlar büyümüş, yalnızlık derinleşmişti. Aslı’nın hayatındaki kırılma anı, tek bir olay değildi. Küçük hayal kırıklıkları üst üste gelmişti. Güvendiği insanların sözlerini www.anadoluescortlari.com tutmaması, her “idare et” denildiğinde biraz daha ezilmesi… Bir süre sonra, önüne çıkan yol, onun seçmek isteyeceği bir yol olmaktan çıkmıştı. Ama hayatta kalmak bazen, istemediğin kararları taşımayı gerektirirdi. Pendik sokakları kalabalıktı ama Aslı çoğu www.anadoluescortlari.com zaman görünmez hissederdi. İnsanlar yanından geçer, bakar ama görmezdi. Oysa Aslı’nın içinde hâlâ yaşayan bir taraf vardı. Çocukken öğretmen olmak isterdi. Defterlerini düzenli tutar, hayali sınıflar kurardı. Şimdi o defterlerin yerini, çekmecede saklanan birkaç eski fotoğraf almıştı.